Ney Sazı ve Tarihi

Koş-Ney
Koş-Ney

 Bilinen en eski Türk enstrumanı "Çeng"dir.Sovyet Bilim Adamları Rudenko ve Griaznov,Altay'ların Pazırık ve Başadar vadilerinde bu enstrumanı araştırmalar ve kazılar sonucunda bulmuşlardır.Bulunan Çeng sazının ,Milattan Önce 1700 lü yıllardan kaldığı sanılmaktadır.

 Ney ise bilinen en eski nefesli enstruman olarak düşünülmektedir.Milattan Önce 1249'lu yıllarda Şan-kiyen'in Çin'e götürdüğü söylenen çift borulu bir düdük çalgısı vardır. Bu çalgı halen günümüzde Türkistan'da kullanılmaktadır. Koş-Ney adı verilen bu Ney başka bir ifade ile bildiğimiz Neyin atasıdır.

 Başka bir teze göre de Ney sazını, ilk olarak uygarlık beşiği Mezapotamya'da (Dicle ile Fırat nehirleri arasındaki bölge) Sümerler kullanmıştır.Bu ifadeye göre Neyin kökeni M.Ö 3000 li yıllara dayanır diyebiliriz.

 Mısırlı tarihçiler ise Ney'in icadını Tanrı Osiris'e (Mısır ilk dönem zamanı,ölümsüz yaşam için diriliş Tanrısı) dayandırırlar. Mısır'da Ney'lerin doğru tutularak üflenenlerine Mam , eğri tutularak üflenenlerine de Sebi adını vermişler. Mısır uygarlığında çifte Neylere de rastlanmış. Bu çeşit Ney'leri kadınlar çalarlarmış. Tevrat'ta da adı Hagub olarak bahsedilen bir tür Ney belirtilmektedir.

 Uygurlara ait çeşitli kabartmalarda da çeşitli Ney figürlerine rastlanır.

 Aşağıdaki Gravürede Uygurlardan kalma olduğu düşünülen bu eserde Han Selamlamasını görmektesiniz.

 

 

 Ayrıca Kaşgarlı Mahmut, Divânu Lügati't-Türk adlı eserinde Ney enstrumanından, Nay-i Turki diye bahseder.

 Bilinen en eski iki adet Ney , bugün The University of Pennsylvania Museum of Archaeology'de sergilenmektedir.The University of Pennsylvania Museum of Archaeology bölümü ile uzun süren yazışmalarımız sonunda âcizane bu En eski Ney resimlerini sizlere sunmaktayız.Bu resimler ilk kez sitemizde yayımlanmaktadır.Bu resimleri diğer web-sitelerinde,forum sitelerinde görürseniz kesinlikle sitemizden kopyalandığından emin olabilirsiniz.

  Resimlerin TELİF HAKLARI web-sitemize aittir.

İlk Ney

 

 Bilinen en eski Neyin detaylarını aşağıda sunuyoruz:
Accession numbers: 1902-58,a
'Flutes (2) (Nays)'
Egyptian
Date?
Description: Reed with seven holes
Credit Line: Gift of Mrs. William D. Frishmuth, 1902
Size: L. 23'
L. 2' 5 3/4'
Deaccessioned: Given to the University Museum 1/7/52

Bilinen İlk Ney
Bilinen İlk Ney

 

 Bu Neylerin arkasında Aşiran perdesini göremiyoruz.Kanımca olmaya da bilir. Gördüğünüz gibi başpareler de yok.İlk zamanlarda zaten başpâre kulanılmıyordu.Zamanla ısının da etkisi ile Neylerde eğilmeler de olmuş bu normal tabi.Ney boğumları arasındaki mesafe oldukça uzun.Günümüzde bu boğumların arası sık olan Kargı Kamışları tercih edilmektedir.Bu neylerin hangi zamandan kaldığı kesin olarak bilinmemektedir.

 Türkler M.S. 751 Talas Savaşı'ndan sonra Müslümanlığı gönüllü olarak kabul etmişlerdir. Ancak Ney , Xlll. yüzyıldan itibaren İslâm Aleminde önem kazanmıştır. Şüphesiz bunda Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî 'nin önemi büyüktür.

 Onuncu yüzyılın ikinci yarısında müzik biliminde ilk Türk Nota sistemini Farabi "Ebced Notası" olarak kullanmıştır. 1124 den sonraki yıllarda da Karahitayların (Doğu Karahanlılar) "Ayalgu" dedikleri kendilerine has bir nota yazısı geliştirip kullandıklarını sanıyoruz. Bu nota düzeni şimdi kullandığımız nota sisteminden farklıdır. Karahitayların (1124-1211) Neyi, Orta Asya' da eskiden beri kullandıklarını ve hatta onu tıpkı bir yan flüt gibi çaldıklarını Gıyaseddin Nakkaş Hocanın Seyahatnâmesinde belirtiliyor.

Ney tarihi
Asteklere ait Ney

 

 Meksika civarında yaşayan Astekler de törenlerde Ney benzeri çalgılar kullanmışlardır. Neyin buralara kadar gelme ihtimali ise Orta Asya 'dan, Alaska'ya yapılan göçler olabilir.Aslında o enstrumanlar Neye hiç benzemiyor bu sadece bir görüştür.Tarihçilerimize saygı duyuyoruz.

 Sümerlere (M.Ö. 3500 - 2000) ait kazılarda bulunan Ney ve Ney çalanlarını simgeleyen kabartma heykeller günümüzde yine Philadelphia Müzesinde sergilenmektedir.Yandaki resimde Asteklerden kalma Ney benzeri enstrumanı görmektesiniz.

 Mutasavvuf Ferittin-i Atar ise Neyin kökenini Hazreti Muhammed'in devrine dayandırır. Hazreti Muhammed, damadı olan Hazreti Ali'ye bir gün bazı mânevi sırlardan bahsetmiş ve sır olarak aralarında kalmasını söylemiş. Hazreti Ali'de ağzını tutamamış ve gitmiş bir kuyunun içerisine bu sırları haykırmış. Allah, o kuyuda uzun bir kamış yaratmış ve bir gün deve otlatan bir çoban bu kuyudaki kamışı görünce kesmiş ve bir Ney yapmış. Peygamber efendimiz çobanı Ney üflerken görmüş ve dinlemiş. Efendimiz,Neyin melodi olarak söylediği sırları kamıştan duymuş ve damadına bu durumu sormuş: "Sen Kuyuya sırlarımızı anlattın mı" diye.Hazreti Ali'de anlattığını itiraf etmiş ve kendisinden af dilemiş. Mutasavvuf Ferittin-i Attar'ın kitabında yazan hikayeyi tema olarak meşhur Midas'ın Kulakları Efsanesine benzetebiliriz.

 Minyatür ve Gravürlerde Ney;

 Minyatür ve Gravür örnekleri de bize Ney hakkında bilgi veriyor.

 Topkapı Sarayı Müzesi'nde özellikle Hayreddin Paşa'nın yazmış olduğu Süleymannâme adlı eserde ,Nakkaş Osman'ın hazırlamış olduğu Surnâme adlı eserde farklı kitaplar , albümler ve levhalar içerisinde toplam 13.533 adet minyatür bulunmaktadır.Sadece minyatürler, 451 cilt kitap ve albüm içerisinde toplanmıştır.



 Aşağıdaki minyatürde 1558 yılında yapılan ve Süleymannâme adlı eserde bulunan minyatür örneğini görmekteyiz.

 Süleymannâme,Kanuni Sultan Süleyman'ın tahta çıkışından 1558 yılına kadar olan olayları anlatan bir sanat eseridir.Süleymannâme'de 69 adet minyatür bulunmaktadır.Eserin yazarı Fethullah Arif Çelebi'dir.

 Neyin uzunluğu yaklaşık olarak 60-65 cm olarak tahmin edilmektedir.Her iki Neyzen de Neyleri sağ el üstte olacak şekilde üflüyor.Her iki Neyin de başparesini görebiliyoruz.

 Bu minyatür,Topkapı Sarayı Müzesinde bulunmaktadır.

 

 Resmin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.



 Klasik Dönem Osmanlı minyatür sanatının en önemli yapıtlarından birisi de Surnâme 'dir.Surnâme'nin konusu Sultan 3.Murat'ın oğlu Şehzade Mehmet sünnet töreni için hazırlattığı muhteşem düğündür.Yabancı ülke temsilcilerinin de davet edildiği ve dünya ülkelerine İmparatorluğun kudretini göstermek amacıyla bu düğün 52 gün sürmüştür.

Surnâme,1582 yılında Sultan 3.Murat Han için hazırlanmıştır.Nakkaş Osman ve ekibi tarafından 250 minyatürle yapıldığı kayıtlara geçen eserin bazı sayfaları eksiktir.Alttaki minyatürde Neyzen ve diğer enstrumantistleri görmektesiniz. (Topkapı Sarayı Müzesi İntizami Surname-i Hümayun )

 Resmin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.



 Aşağıda gördüğünüz minyatür de aynı şekilde İbrahim Paşa Sarayında sünnet düğününden bir örnek.Minyatürde düğün ile ilgili gösteriler sunan ve meydanda müzik yapan bir topluluk görülüyor.

 Minyatürde iki adet Neyzen bulunmaktadır.

 Resmin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.



 Lala Mustafa Paşa ve müzisyenleri alttaki eserde görmekteyiz. Mustafa Ali'nin Nusretname adlı eserinde bu minyatür mevcuttur.Lala Mustafa Paşa'nın doğu seyahatinde Konya'da mola vermesi sırasında yapılan minyatürdür.Eser halen Topkapı Sarayı Müzesinde bulunmaktadır.

 Resmin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.



 Aşağıdaki minyatürde, Okmeydanı'nda Sultan Üçüncü Ahmet'in huzurunda müzik yapan bir grup müzisyeni görüyoruz.

 Neyzenler,diğer minyatürlerden farklı olarak başlarına Sikke de giymişler.Yalnız bu müzik grubu,Mevlevi Klasik Saz topluluğu olarak düşünülmemelidir.



  Aşağıdaki eserin Ney ile ilgisi olmasa da önemli bir gravür örneği olduğu için sunumunu yapmaktayız.

 Süleymaniye Kütüphanesi'nde (İstanbul'da) yer alan bu eser,Osmanlı görsel kültürün toplumsal korkuları ve beklentileri doğrultusunda çeşitlendirilmesini gösteriyor.

 Eserde gördüğünüz gibi kıyamet gününde İsrafil meleğinin Sur Borusunu üflemesi betimlenmiş.

 Resmin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.



 Alttaki eserde ise Levni'nin müzisyenlerden oluşan bir minyatürünü görmekteyiz.

 Dört bayandan oluşan bu eserde gördüğünüz üzere,zurna,pan flüt,tanbur ve daire adlı enstrumanlar kullanılmış.

 Eser 1720-1730 yıllarında yapılmış bir Levni klasiğidir.Topkapı Sarayı Müzesinde sergilenmektedir.

 Resmin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.




 Aşağıdaki minyatürde gördüğünüz gibi iki adet Neyzen mevcut.Neyzenlerin,iki eli de Neyin deliklerinin üzerindedir.Neyleri,sanki klarnet çalar gibi düz tutmuşlar.Minyatürün boyutu 8x6,4 cm civarındadır.

 Bu minyatüre yazma adı Külliyati Kâtibi olan ve kasidelerden oluşan külliyatta rastlıyoruz.Külliyati Kâtibi ,271 sayfadan oluşmaktadır.

 Minyatür,Sultan'ın maiyeti ile eğlenmesini gösteriyor.

 Resmin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.




 Topkapı Sarayı Müze Kütüphanesinde R.989 yazma adı: Külliyatı Katibi, yazarı Şemseddin Muhammed B.Abdullah Nişapuri burada Çeng, Def ve Ney sazlarını görmekteyiz.(Alttaki Resim)

 Resmin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.



 1500 lü yıllarda da Viyana-Avusturya Ulusal Kütüphanesinde bulunan at Codex Vindobonensis adlı kitapda bir kadın Neyzen Gravürü vardır.(Alttaki Resim)

 Kadın Neyzen Gravürü
Kadın Neyzen Gravürü

 

 İstanbul'un Fethinden sonra Orientalist Ressamlar da Ney,Neyzen ve Semazenlerden etkilenmişlerdir.Aralarında tambur,def,ud enstrumanlarını konu alan pek çok resimler yapmışlardır.

 İşte bu eserlerden bir örnek : 11 Mayıs 1824 - 10 Ocak, 1904 tarihleri arasında yaşamış Fransız ressam, heykeltıraş ve öğretmen,Jean Leon Gerome'nin Whirling Dervishes (Semazenler) adlı tablosu:

 

 Resmin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.



 

 Orientalist Ressamlardan Osmanlı Görüntüleri hakkında daha fazla resim sahibi olmak için Facebook/NEYZENİM GRUBU muzu ziyaret edebilirsiniz: FACEBOOK/NEYZENİM

 Ney sazı günümüzde Arap ülkelerinin hepsinde, Hindistan'da,İran'da,Orta Asya'da ve ülkemizde etnik saz statüsünü aşmış bir enstruman olarak kullanılan ve hâla popülerliği ön planda olan bir enstrumandır.Son zamanlarda Klâsik Türk Müziği ve Tasavvuf Müziği icralarıyla kalmayıp, Halk müziği, Pop müziği,Fantazi müzik tarzı ve çeşitli türdeki piyasa müzikleri olarak nitelendirdiğimiz türlerde de kullanılmaktadır.


 

© www.neyzenim.com Neyzen Zeki Sözen