
Ney bilinen en eski nefesli enstrumandır. M.Ö.1249'lu yıllarda Şan-kiyen'in Çin'e götürdüğü söylenen çift borulu bir düdük çalgısı vardır. Bu çalgı halen günümüzde Türkistan'da kullanılmaktadır. Koş-Ney adı verilen bu Neyin en eski nefesli Türk sazı olduğu tahmin edilmektedir.
Ney sazını, ilk olarak uygarlık beşiği Mezapotamya'da (Dicle ile Fırat nehirleri arasındaki bölge) Sümerler kullanmıştır. Farsça'da kamış: Na veya Nay anlamına gelir ve bugün kullandığımız " Ney " kelimesi, adını buradan almıştır.
Mısırlı tarihçiler ise Ney'in icadını Tanrı Osiris'e (Mısır ilk dönem zamanı,ölümsüz yaşam için diriliş Tanrısı) dayandırırlar. Mısır'da Ney'lerin doğru tutularak üflenenlerine Mam , eğri tutularak üflenenlerine de Sebi adını vermişler. Mısır uygarlığında çifte Neylere de rastlanmış. Bu çeşit Ney'leri kadınlar çalarlarmış. Tevrat'ta da adı Hagub olarak bahsedilen bir tür Ney belirtilmektedir.
Neyin kökeni M.Ö 3000 li yıllara dayanır. Bilinen en eski iki adet Ney bugün The University of Pennsylvania Museum of Archaeology'de sergilenmektedir.The University of Pennsylvania Museum of Archaeology bölümü ile uzun süren yazışmalarımız sonunda âcizane bu En eski Ney resimlerini sizlere sunmaktayız.Bu resimler ilk kez sitemizde yayımlanmaktadır.Bu resimleri diğer web-sitelerinde,forum sitelerinde görürseniz kesinlikle sitemizden kopyalandığından emin olabilirsiniz.Lütfen böyle bir durumla karşılarsanız bize bildiriniz.Sizlere vermiş olduğumuz 1000 sayfalık hizmetimiz için bu ricamızı bize çok görmeyiniz.Resimlerin telif hakları sitemize aittir.KESİNKİKLE KOPYALANMASI DİĞER SİTELERDE YAYIMLANMASI YASAKTIR.AKSİ HALDE GEREKLİ CEZA-İ YAPTIRIM UYGULANACAKTIR.

Bilinen en eski Neyin detaylarını aşağıda sunuyoruz:
Accession numbers: 1902-58,a
'Flutes (2) (Nays)'
Egyptian
Date?
Description: Reed with seven holes
Credit Line: Gift of Mrs. William D. Frishmuth, 1902
Size: L. 23'
L. 2' 5 3/4'
Deaccessioned: Given to the University Museum 1/7/52

Bu Neylerin arkasında Aşiran perdesini göremiyoruz.Kanımca olmaya da bilir gördüğünüz gibi başpare yok.İlk zamanlarda zaten başpâre kulanılmıyordu.Zamanla ısının da etkisi ile Neylerde eğilmeler de olmuş bu normal tabi.Ney boğumları arasındaki mesafe oldukça uzun.Günümüzde bu boğumların arası sık olan Kargı Kamışları tercih edilmektedir.Bu neyleren hangi zamandan kaldığı kesin olarak bilinmemektedir.
Bilindiği gibi Türkler M.S. 751 Talas Savaşı'ndan sonra Müslümanlığı gönüllü olarak kabul etmişlerdir. Ancak Ney , Xlll. yüzyıldan itibaren İslâm Aleminde önem kazanmıştır. Şüphesiz bunda Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî 'nin önemi büyüktür.
Onuncu yüzyılın ikinci yarısında müzik biliminde ilk Türk Nota sistemini Farabi "Ebced Notası" olarak kullanmıştır. 1124 den sonraki yıllarda da Karahitayların (Doğu Karahanlılar) "Ayalgu" dedikleri kendilerine has bir nota yazısı geliştirip kullandıklarını sanıyoruz. Bu nota düzeni şimdi kullandığımız nota sisteminden farklıdır. Karahitayların (1124-1211) Neyi, Orta Asya' da eskiden beri kullandıklarını ve hatta onu tıpkı bir yan flüt gibi çaldıklarını Gıyaseddin Nakkaş Hocanın seyahatnâmesinden okuyoruz.

Asteklere ait Ney
Meksika civarında yaşayan Astekler de törenlerde Ney benzeri çalgılar kullanmışlardır. Neyin buralara kadar gelme ihtimali ise Orta Asya 'dan, Alaska'ya yapılan göçler olabilir.Aslında o enstrumanlar Neye hiç benzemiyor bu sadece bir görüştür.Tarihçilerimize saygı duyuyoruz.
Sümerlere (M.Ö. 3500 - 2000) ait kazılarda bulunan Ney ve Ney çalanlarını simgeleyen kabartma heykeller günümüzde yine Philadelphia Müzesinde sergilenmektedir.Yandaki resimde Asteklerden kalma Ney benzeri enstrumanı görmektesiniz.
Mutasavvuf Ferittin-i Atar ise Neyin kökenini H.z. Muhammed'in devrine dayandırır. Hazreti Muhammed, damadı olan Hazreti Ali'ye bir gün bazı mânevi sırlardan bahsetmiş ve sır olarak aralarında kalmasını söylemiş. Hazreti Ali'de ağzını tutamamış ve gitmiş bir kuyunun içerisine bu sırları haykırmış. Allah, o kuyuda uzun bir kamış yaratmış ve bir gün deve otlatan bir çoban bu kuyudaki kamışı görünce kesmiş ve bir Ney yapmış. Peygamber efendimiz çobanı Ney çalarken görmüş ve dinlemiş. Efendimiz,Neyin melodi olarak söylediği sırları kamıştan duymuş ve damadına bu durumu sormuş: "Sen Kuyuya sırlarımızı anlattın mı" diye.Hazreti Ali'de anlattığını itiraf etmiş ve kendisinden af dilemiş. Mutasavvuf Ferittin-i Attar'ın kitabında yazan hikayeyi tema olarak meşhur Midas'ın Kulakları Efsanesine benzetebiliriz.
Neyin tarihinde,Minyatür ve Gravürler de bize Ney hakkında bilgi veriyor; örneğin Topkapı Sarayı kitaplıklarında çeşitli kitaplar ve albümler içerisinde 13533 minyatür vardır. Osmanlı dönemine ait müzik enstrumanlarının yer aldığı en eski minyatür örneği Dilsuznâme(Gül ve Bülbül)dir.Enstrumanlar: Çeng, def ve borudur.
Bunların içerisinde tabi ki Ney minyatürleri de bulunmakta:
Topkapı Sarayı Müze Kütüphanesinde R.989 yazma adı: Külliyatı Katibi, yazarı Şemseddin Muhammed b.Abdullah Nişapuri burada Çeng, Def ve Ney sazlarını görmekteyiz.(Alttaki Resim)

Topkapı Sarayı M.K.Yazarı Hüseyin Vehbi,yazma adı :Sürname-i Vehbi olan minyatürde Ney, Davul, Def, Kaval, Tanbur, Rebab, Miskal, Çevgen gibi sazlara rastlıyoruz.
1500 lü yıllarda da Viyana-Avusturya Ulusal Kütüphanesinde bulunan at Codex Vindobonensis adlı kitapda bir kadın Neyzen gravürü vardır.(Alttaki Resim)

Ney sazı günümüzde Arap ülkelerinin hepsinde, Hindistan'da,İran'da ve ülkemizde etnik saz statüsünü aşmış bir enstruman olarak kullanılan ve hâla popülerliği ön planda olan bir enstrumandır.Son zamanlarda Klâsik Türk Müziği ve Tasavvuf Müziği icralarıyla kalmayıp, Halk müziği, Pop müziği,Budha Bar tarzı ve çeşitli türdeki piyasa müzikleri olarak nitelendirdiğimiz türlerde de renk sazı olarak icra edilmektedir.