Nây,Fars dilinde kamış demektir.Dünyada, ney, nay, flute, reed, naiu,nayat,turkish flute gibi isimlerle de bilinen Ney, Farsça bir kelime olan Nay ve Na kelimelerinden türemiş olan nefesli bir enstrumandır.
Ney,boğum yerleri açılan bir kamışa belirli aralıklarla altısı önde,1 tanesi arka kısımda olmak üzere yedi delik açılarak Kargı Kamışından yapılan enstrumanın adıdır.

Neyzen, Ney sazını icra eden kişiye verilen isimdir. Neyzen tabiri yine Farsça çalan, icrâ eden anlamına gelen "zeden" kelimesinden meydana gelmiş ve "Neyzeden" olmuştur. Yıllar içerisinde kelime yuvarlanarak Neyzen kelimesi olarak son halini almıştır.
Eskiler ,Ney yerine Arapça Nay kelimesini kullanmışlardır.Nay üfleyen kişlilere de Nayi sıfatını vermişlerdir.Nayi Osman Dede,Nayi Zekai Dede gibi.
Neyzenbaşı,Mevlevihanelerde,Mevlevi ayinleri icralarında birinci Neyzen olarak görev yapan Neyzene Neyzenbaşı adı verilir.
Dünyanın bilinen en eski Neyi,Penn Müzesinde (The University of Pennsylvania Museum of Archaeology) sergilenmektedir.
Bu Ney müzede "Reed with seven holes" olarak adlandırılıyor ve Mısır enstrumanları bölümünde sergileniyor. Sitemizin Ney Tarihi bölümünü de ziyaret ederseniz orijinali The University of Pennsylvania Museum of Archaeology Müzesinde bulunan ve en eski Ney olarak bilinen iki Neyi görebilirsiniz.
Ney sazının gelişmesinde ve yayılmasında şüphesiz ki Mevlânâ Celaleddin-i Rumi'nin önemi büyük olmuştur.Kendisine Anadolu'da yerleşmiş olmasından dolayı Rûmi (Diyar-i Rûm ) ismi sonradan eklenmiştir.
Mevlânâ Celaleddin-i Rumi,Neyi en büyük eseri olan Kitâb-ı Mesnevi sinde Ney enstrumanını, İnsan-ı Kâmil'e benzetir.Yirmibeş Binden fazla beyit içeren bu eserin bir diğer adı da Hüsami-Nâme dir.
Mesnevi Hüsamüddin Çelebi'nin talebi üzerine yazıldığı için bu isim verilse de tüm dünyada MESNEVİ olarak bilinir.
Mesnevide bulunan Ney ile ilgili önemli Beyitlerden şu örnekleri verebiliriz:
Hazret-i Mevlâna bir rubâisinde:
Başka bir beyitte:
Başka bir beyitte:
Başka bir beyitte:
Başka bir beyitte:
Başka bir beyitte:
Başka bir beyitte:
Başka bir beyitte:
Yukarıda okuduğunuz beyitte Ney kavramı , enstruman olarak kullanılmamıştır.Yani beyitin,Ney çalgısı ile bir ilgisi yoktur.Ancak Tasavvuf ehlinde susmanın ne kadar önemli olduğunu ifade etmek için bu beyiti de web sayfamıza ekledik.
Başka bir beyitte:
Başka bir beyitte:
Başka bir beyitte:
Hazret-i Pir ,yine bir beyitinde Padişah Meclisini tanımlarken şöyle yazmış:
Başka bir beyitte ise:
Kitâb-ı Mesnevi'de, Ney ile ilgili bir de fıkra bulunmakta:
Mevlânâ Celaleddin-i Rumi,Neyden farklı olarak Zurna enstrumanı için de:
Ayrıca Tanbur enstrumanı için:
Kaynak :Mesnevi Şerhi (Tahir'ül Mevlevi 1-2-3-4-5-6-7-8-9 ve 10.ciltlerden alınmıştır.)
Yaklaşık üç oktav Ses alanı olan Ney,Porte altı Sol (Kaba Rast) perdesinden başlayıp,porte üstü Re (Tiz Neva) sesine kadar ses alanına sahip bir Enstrumandır. Piyano ya da Keman gibi ses alanı çok geniş olmadığından Transpoze yapılmasına imkan vermez.
Ney sesleri ile ilgili olarak daha detaylı bilgileri Ney Dersleri bölümünden detaylıca öğrenebilirsiniz.
En pes sekizlideki seslere Dem Sesler adı verilir.Neyden dem ses çıkarmak zordur fakat bu dem sesler çok etkileyici bir tınıya sahiptir.
Aslında iyi bir Neyzen, Porte altındaki Sôl sesini daha da pestleştirerek Porte altındaki Fa diyez (Kaba Eviç) perdesine kadar çıkartabilir ancak orkestra icralarında bu ses genellikle kullanılmaz.Aynı şekilde tiz perdelerde de porte üstündeki Mi perdesi (Tiz Hüseyni),porte üstü Fa (Tiz Acem ) perdesi de Neyzene ve Neye bağlı olarak çıkartılır ancak belirttiğim gibi orkestra icralarında kullanılmaz.Neyler arasında sesler tutmaz.
Neyzen,Neyi yaklaşık 40-45 derecelik bir açıyla tutarak üfler. Oturularak çalınan Ney, Mevlevi Ayinlerinde ayakta da icra edilir.
Ney,bildiğimiz saz kamışından yapılır.Ancak bu kamışların Kargı Kamışı (Arundo Donax) olması gerekiyor.Kargı kamışının diğer kamışlardan farkı kısa,sık boğumlu ve boğumlarının birbirine yakın olmasından kaynaklanıyor.
Neylik kamış dokuz boğumlu olmalıdır.Ayrıca,sarı renkli, sert ve sık lifli, düzgün, eğik olmayan bir kamış olmalıdır. Bu özellikleri itibariyle her kamıştan Ney olamıyor.
Günümüzde en çok Hatay Samandağı civarında Ney olabilecek kamışa rastlanır. Bugün bile Ney yapımcıları kamışları genellikle bu bölgeden temin ederler. Ayrıca İç Batı Anadolu bölgesinde deNey olabilecek Kargı Kamışlarına rastlanmaktadır.
Dünyada ise Marsilya,Suriye,Kıbrıs, Fırat ile Dicle arasındaki bazı alanlarda(Eski Mezapotamya) Ney kamışlarına rastlanmaktadır.
Ney olacak kamışlar, sonbaharda kesilir ve yaklaşık üç ay kadar kurutulur. Bu ilk kurutmadan sonra kamışlar aşağıdan ve yukarıdan ikişer boğum kesilir ve yeniden kurutmaya alınır. Kapalı bir alanda yapılacak bu ikinci kurutma altı aydan başlayıp 1 yıl kadar kurutulmalıdır.
Bu bekletme işleminden sonra kamışlar, Ney olma aşamasındadır. Kamışlar kurumadan çıkartılır, eğik ve şekilsiz olanlar ayrılır ve Ney olacak iyi kamışlar belirlenir. Ney yapımcıları bu Neylerin açılacak deliklerini önceden belirler, işaretler ve düzgün bir şekilde kamışı belirli noktalarından delerler. Kamış artık Ney halini almıştır ve kendini sahiplenecek bir Neyzen beklemektedir.
Neyin üst ucuna sesin daha net ve keskin çıkması için Başpare denilen bir aparat takılır. Başpâre yapımında genelde manda boynuzu, fildişi, abanoz,koç boynuzu,gergedan boynuzu,zeytin ağacı gibi sert cisimler kulanılır. Başpârelerin dudağa temas eden dış çapı (rim), iç yüzeyindeki hazne derinliği(cup) ve dış çapları standart değildir. Ölçüler Neyzen'in dudak yapısına, kalınlığına göre değişebilir.
Resmin üzerine tıklayarak Başpare çeşitlerini görebilirsiniz.
Başpâre sesin daha kuvvetli çıkmasını sağlar. Başpâre,sadece Türk Neyzen'lerine ait bir gelenektir. Örneğin, Arap asıllı Neyzen'ler genelde nısfiye ya da picolo olarak tanımlanan küçük neyleri üfledikleri için pek başpâre kullanmazlar.
Resmin üzerine tıklayarak Başpare çeşitlerini görebilirsiniz.
Neyin her iki ucuna, çatlamaması için Parazvana ya da Parazvâne adı verilen yüzükler takılır.Parazvâne Neyimizi çarpmaya ya da herhangi bir darbeye karşı korur.Özellikle üst kısma takdığımız Parazvâne,başpareyi Neyimize takarken kamışın çatlamasını önlemede etkilidir.Bu yüzükler genelde bafon, gümüş, bakır,bronz, sert alaşımlı bir madde ya da bakır veya gümüş tel olabilir. Bu seçimler Neyzenin tercihine bağlıdır.
Türk müziğine özgü sesleri elde etmek için yani çeşitli koma sesler denilen ara sesleri çıkartmak için Neyzen,delikleri yarım ya da çeyrek kapatarak Neyini farklı pozisyonlarda üfleyebilir. Kimi seslerde Neyzen başını hafifçe eğer ,sola ya sağa çevirerek kafa hareketleri ile komalı sesleri bulur.
Mevlevi müziğinin iki ana çalgısından biri olan Ney (diğeri ise Kudüm) din dışı müzikte de yaygındır.
Çeşitli boyda Neyler vardır.Her birinin ayrı ayrı isismleri vardır. Pestten Tize doğru isimleri: Bolahenk, Davut Mabeyn, Davut, Şah, Mansur Mabeyn, Mansur, Kız Mabeyn, Kız, Yıldız, Müstahsen ,Süpürde, Bolahenk Mabeyn ve Bolahenk Nısfiyedir. Bu isimler aynı zamanda Türk Müziğindeki perdelerin ve tonların da adıdır.
Yedisinin tonu naturel sesler, beşinin tonu ara sesler olmak üzere toplam Oniki çeşit Ney vardır. Ney Çeşitleri bölümüne bakınız . Bu 12 çeşit Neyin boyu yarı yarıya kısa olan ve bir oktav yukarıdan ses veren Neylerin isimi de Nısfîye Neylerdir. Nısfiye Neyler tam bir oktav üstten yani bir oktav tiz olarak tınlar. Bolahenk, davut gibi çok uzun ve çalması çok zor olan neylerin, daha çok nısfiyeleri kullanılır.
Temel sesi bemollü ses olan neylere Mabeyn Neyler denir.(La bemol,Si Bemol,Re bemol,Mi bemol tonlarındaki Neylerin genel adıdır.
Ney enstrumanı için Ney çalmak yerine Ney üflemek tabiri kullanır. Burada üflemenin mecazi bir anlamı vardır. Nedeni İslam'da Allah'ın insanı yaratırken ruhu üflemiş olmasından kaynaklanır.